Menu TR

S360Mag

7 August

Obama İklim Değişikliğine Karşı: Temiz Enerji Planı

Kyoto Protokolu’nu hala imzalamayan son ülkelerden biri, Dünya’nın ikinci en çok karbon salımı yapan ülkesi, en çok bireysel araç (239,8 milyon) bulunan ülke. Tanıdınız mı? Evet, Amerika Birleşik Devletleri’nden bahsediyoruz. Bu verilere bakarsak, ABD’yi kötü bir örnek olarak görebiliriz ancak ABD Başkanı Obama 30 Kasım-11 Aralık tarihlerinde Paris’te organize edilecek olan COP21 zirvesine katılmadan önce bu konuda cesur adımlar atmaya kararlı. Obama’nın pazartesi günü Kongre’ye sunduğu Temiz Enerji Planı ülkesinin karbon salımını önemli ölçüde azaltmayı amaçlıyor. 

Temiz Enerji Planı, her Amerikan eyaletinin kendi enerji ihtiyacını yenilebilir enerjiden sağlamalarını öngörüyor. Petrolün yerini alacağı düşünülen çevre karşı kaya gazının çevreye olan olumsuz etkilerini dikkate alarak, Obama ABD için yeni bir rota çizme çabasında. Geçtiğimiz birkaç yılda devrim olarak nitelendirilen kaya gazı üretiminde, yer altından pompalanan kimyasalların kaya yatağından yer altı su rezervlerine sızma ihtimalini gündeme getiriliyor. 2010 yılında Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) hazırladığı rapora göre kaya gazını çıkarmak için yapılan çatlatma işlemi (fracking) güçlü bir sera gazı olan metan gazı salımına neden oluyor. Yine de bu işlem, kömür çıkarma işlemine göre daha az emisyona sebep oluyor. Bu konuda daha detaylı bilgi için  Amerika’da kaya gazın etkilerini anlatan “GASLAND” belgeselini seyretmenizi öneriyoruz. 

Obama’nın Temiz Enerji Planı ayrıca yasa şirketlere ve eyaletlere piyasa bazında hava kirletme hakkı kullanmalarını istiyor. Bu yasa sayesinde 2030’a kadar elektrik üretiminin sebep olduğu CO2 salımında %32 azalacak. EPA’ya göre bu yasanın etkisi 166 milyon arabanın trafikten çıkarılması anlamına geliyor ve yasanın yaratacağı gelirin maliyetinden çok daha üstün olacağını iddia ediyor.

Ancak Washington Post Temiz Enerji Planının eksikliklerini 3 madde ile özetledi:

- Temiz Enerji Planı sadece enerji üretimini hedefliyor. Oysa ki enerji sektörü ülkenin üçüncü en fazla CO2 salımı yapan sektörü durumunda. İkinci sıradaki ulaşım sektörünün neden olduğu salımlarla ilgili önlemleri de içeren daha kapsamlı bir aksiyon planına da ihtiyaç duyuluyor. 

- Temiz Enerji Planı orta vadeli bir plan, ama iklim değişikliği ile mücadele konusu daha uzun vadeli hedefleri de içermeli. 2030 sonrası için de bir plan öngörülmeli. 

- Yasa çok karmaşık ve her kararın Washington’un kontrolünden geçmesi gerekiyor. Yerel yönetim ve bölgelere daha fazla inisiyatif verilse, hava kirliliğine karşı daha etkili bir mücadele oluşabilir. Bölgeler arası farklılıklar da dikkate alınmış olur. 

Bize göre, Temiz Enerji Planı oldukça umut verici bir başlangıç. iklim değişikliği ile mücadele planlarının daha bütüncül bir yaklaşımla geliştirmesi daha verimli sonuçlar doğurabilir. Okullarda eğitimlerin planlanması, biyoçeşitliliğin korunması, tüketicinin bilinçlendirilmesi, şirketlere uygulanabilecek birtakım kısıtlar ve teşvikler, vergi politikaları, piyasa düzenlemeleri, şeffaf veri paylaşımının standardize edilmesi gibi yöntemlerle beraber ele alındığında daha etkin sonuçlar doğurma olasılığı var. Temiz enerji ise iklim değişikliğinin sadece bir boyutu. Yine de ABD Başkanı bu yasa ile CO2 salımına karşı mücadele hedeflerinde çıtayı yükseltmiş oldu. Diğer ülkelerin de bu örneği izlemesini ümit ediyoruz. 

2015 yılında dünya liderleri iklim değişikliği ile mücadeleye daha kesin olarak destek vermeye başladıkları bir yıl oldu. Hatırlarsanız, Papa da bütün piskopos’lara yolladığı mektup ile ülke liderlerine COP21 hedefleri için cesur kararların alınmasını istemişti. Artık gözler tüm ülkelerin üzerinde mutabık kalacağı uluslararası bir sözleşmeye yöneldi. 

SHARE: