Menu

30 April

Kurumsal raporlama gelişim için doğru bir gösterge mi?

*Bu haberi 4 dakika içinde okuyabilirsiniz.

On yıl önce Patagonia'nın CEO'su Yvon Chouinard, Harvard Business Review’da sürdürülebilirliğin yakında birçok işin temeli haline geleceğini öngörmüştü. Chouinard'ın makalesinin yayınlanmasından bu yana, ölçüm, raporlama ve Çevresel, Sosyal ve Yönetimsel (ÇSY) yatırımlara olan ilgi hızla arttı. S&P 500'ün %90'ına yakın bir kısmı artık sürdürülebilirlik raporları yayınlıyor ve akademik araştırmaların çoğunluğu ÇSY performansı ile özkaynak getirisi arasındaki bağlantıya işaret ediyor. Ek olarak 25 trilyon ABD Dolarından fazla küresel varlığın "sürdürülebilir" yatırımlar için kullanıldığı ve bu sayının sadece dört yıl içinde ikiye katlanacağı tahmin ediliyor. Bu yılın başlarında BlackRock CEO'su Larry Fink, "Halka açık şirketler arasında küresel çapta büyük bir değişiklik göreceğiz. Bu alanda önemli gelişmeler olacağından resmi bir değişikliğe veya düzenleme değişikliğine ihtiyacımız olmayacak. " dedi. Yine de tüm bu "ilerleme" ve iyimserliğe rağmen, sosyal ve çevresel sorunlar devam ediyor.

Bunun sebeplerinden biri, kurumsal sürdürülebilirlik raporlarının gelişim için doğru bir gösterge olmaması. Bir şirketin sosyal etkisinin ve çevresel ayak izinin ölçülüp raporlandığı kurumsal sürdürülebilirlik raporlarının genellikle aşağıdaki pozitif zincirleme reaksiyonunu tetikleyeceği düşünülür:

- Ölçülen şey yönetildiğinden, şirketlerin sosyal ve çevresel performansı artacaktır.
- Sürdürülebilirlik bakımından daha güçlü geçmişlere sahip şirketleri daha fazla özkaynak getirisine bağlayan bir bağlantı ortaya çıkacaktır.
- Yatırımcılar ve tüketiciler, güçlü sürdürülebilirlik performansına sahip şirketleri ödüllendirecek ve geri kalanlara baskı uygulayacaklardır.
- Sosyal ve çevresel etkiyi ölçmenin yolları daha katı, doğru ve geniş çapta kabul görmeye başlayacaktır. Zamanla, bu döngü kapitalizmin daha sürdürülebilir bir biçimine geçişi sağlayacaktır.

Ancak bu pozitif zincirleme reaksiyon çoğunlukla gerçeklikle örtüşmediği için raporlamaya yönelik bazı eleştiriler de mevcut. Eleştirilere göre ÇSY performansının raporlanması çevresel ve sosyal gelişimi garanti etmez. Ölçümün etkililiği üzerine yapılan araştırmalar ve finansal olmayan raporlamaların sürekli iyileştirilerek geliştirilmeye çalışılması, asıl odaklanılması gerekilen sistem değişikliği çalışmalarına gerekli zamanın ayrılmamasına yol açıyor. Bununla birlikte raporların genellikle eksik, hatalı olduğu veya en iyi örnekleri sergilediğinden yanıltıcı olabileceği ifade ediliyor. Aspen Kayak Şirketi Sürdürülebilirlik Kıdemli Başkan Yardımcısı Auden Schendler'e göre ölçme ve raporlama, çevresel veya sosyal sonuçları iyileştirmenin bir yolu olmaktan çıkıp kendi kendilerine amaç haline gelmiş durumda.

Aynı zamanda ÇSY yatırımı olarak adlandırılan yatırımların birçoğu negatif taramalı fonlardan oluştuğundan gerekli sosyal ve çevresel etkiyi yaratmak için yeterli oldukları düşünülmüyor. ÇSY yatırımları sınıflandırma noktasında da zorluk yaşayabiliyor; Wall Street Journal'a göre en büyük 10 ABD ÇSY fonundan sekizi petrol ve gaz şirketlerine yatırılmış durumda.

Son olarak, bugüne kadarki neredeyse tüm akademik araştırmalar, ÇSY yatırımları ve özkaynak getirisi arasında bağlantı kurmaya çalışırken, ÇSY yatırımlarının çalışanları ve çevreyi nasıl etkilediğine çok az araştırma odaklanıyor. Yakın zamanda MIT'deki araştırmacılar tarafından yapılan bir araştırma, ÇSY yatırımının iyileştirilmiş sosyal veya çevresel sonuçlara yol açtığına dair çok az kanıt buldu.

On yıllardır yaşanan deneme süreci sonunda ölçüm ve raporlamanın karşı karşıya olduğumuz sosyal ve çevresel problemleri iyileştirmek için yeterli olmadığı açıkça görülüyor. İstenen zincirleme reaksiyonun gerçekleşebilmesi için ölçüm ve raporlama faydalı bir ilk adım olsa da raporlamanın kendi içerisinde bir amaç haline gelmemesine ve daha derinde bir sistem değişikliğine ihtiyaç var.
 

SHARE: