Menu TR

S360Mag

12 October

Yöneticiler, uzun vadede değer yaratmayı sürdürmeye nasıl yardımcı olabilir?

Pek çok araştırma yöneticilerin plan ve kararlarını uzun vadeli hedefleri göz önünde bulundurarak kurguladıklarında, şirketleri kısa vadeye odaklanan benzer şirketlerden daha fazla hissedar değeri üretmekte, daha fazla iş yaratmakta ve ekonomik büyümeye daha fazla katkıda bulunduğunu gösteriyor. Ayrıca çalışanların, müşterilerin ve diğer paydaşların çıkarlarına hitap etmek de şirketlere daha iyi uzun vadeli performans sağlıyor. Öyle görünüyor ki gelecek, uzun vadeli bir yönelime sahip olan ve çeşitli paydaşlara adil davranmanın önemini kabul eden liderlere ait olacak.

Ancak yeni bir araştırma, kısa vadeli faydalara yönelik davranışların son yıllarda arttığını gösteriyor. FCLTGlobal ve McKinsey tarafından yapılan yakın tarihli bir ankette yöneticiler, uzun vadeli stratejiler pahasına kısa vadeli kazanç hedeflerine ulaşmak için hissedarlar ve diğer yöneticilerden baskı hissetmeye devam ettiklerini dile getirdiler. Yöneticiler, CEO'larının kısa vadeli finansal hedefleri karşılamak için sermayeyi ve yetenek gibi diğer kaynakları stratejik girişimlerden uzaklaştıracağına inandıklarını söylüyorlar. Yani yöneticiler uzun vadeli bir yönelim benimsemek zor olabildiğinden kısa vadeli sonuçlara odaklanmaya devam etme eğiliminde olabilir. Önceki araştırmalar, eylemlerini uzun vade perspektifiyle planlayan şirketlerin diğerlerinden daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymakta. Buna karşın bu başarıyı mümkün kılan yönetim davranışları ise henüz tanımlanmadı. "Kurumsal uzun vadeli davranışlar: CEO'lar ve yönetim kurulları sürdürülebilir değer yaratma sürecini nasıl yönlendiriyor?” başlıklı yeni rapor ise bu boşluğu doldurma girişimini temsil etmekte.

Uzun vadede değer yaratan beş davranış

Bu rapor, şirketlerin uzun vadeli bir yönelimi nasıl sürdürdüklerini belirlemek adına farklı pek çok araştırmanın sentezi niteliğinde. Ayrıca rapor araştırma takımının yöneticilerle yaptığı anketlerin yani sıra yönetim ve kurumsal performans hakkındaki verilerin analizini de içermekte. Sonuç olarak raporda yöneticilerin şirketlerinin durumuna göre uyarlayıp uygulayabilecekleri beş genel uzun vadeli davranış ortaya konuyor:

Kazanan bir konuma ulaşmak için büyük, riskli girişimlere yeterli sermaye ve yetenek yatırımı yapmak. Birçok köklü işletme, riskli bahislere karşı fazla temkinli davranır. Oysa uzun vadeyi gözeten şirketler, uzun vadede kendilerini önde tutacak stratejik hamleleri belirler ve ürün inovasyonu, pazarlama ve satış, yetenek geliştirme gibi stratejik girişimlere bol miktarda kaynak ayırır.
Sermaye maliyetini aşan getiri sağlayan bir stratejik girişimler portföyü oluşturmak. Büyüme, tek başına değer yaratmaz. Kurumsal finansmanın temel bir ilkesine göre, şirketler yalnızca yatırılan sermaye getirileri sermaye maliyetlerini aştığında uzun vadeli hissedar değeri yaratırlar.
Sermayeyi ve yeteneği, gerekirse elden çıkarma yoluyla, en fazla değeri yaratan iş ve girişimlere dinamik olarak tahsis etmek. Uzun vade vizyonuna sahip yönetim, yöneticilerin şirketlerinin pazardaki konumunu izlemesini ve rekabet ortamları değiştikçe farklı piyasalara girip çıkmalarını gerektirir.
Sadece hissedarlar için değil, çalışanlar, müşteriler ve diğer paydaşlar için de değer yaratmak. Uzun vade vizyonuna sahip şirketler, yalnızca işletmede hisse sahibi olanlar için değil, tüm paydaşları için sonuçları iyileştirmeye odaklanır.
Kısa vadeli karları artıran eylemlerde bulunma isteğine direnerek uzun vadeli rotayı sürdürmek. Uzun vadeli şirketler kısa vadede cazip gelen üç şeye direniyor: kazanç sapmaları gibi kısa vadeli zorlukları telafi etmek için uzun vadeli büyüme yatırımlarını kısma; rekabetçi konumlarını zayıflatabilecek ölçüde maliyetleri düşürmek; gelir ve kazançlardaki doğal dalgalanmayı azaltmak için ekonomik olmayan seçimler yapmak.

Yukarıda bahsedilen uzun vadeli adımları atabilmek adına CEO'lar ve yöneticiler yeni davranışlar geliştirmeli, eskilerini terk etmeli ve yöneticileri uzun vadeli sonuçları göz önünde bulundurarak kararlar alma konusunda teşvik etmelidir. Bu çerçevede rapor, kurulların ve CEO'ların uzun vadeli davranışları teşvik etmek için atabilecekleri bazı pratik adımları da özetliyor:

Kurullar, yönetimi uzun vadeye doğru yönlendirmeye üç şekilde yardımcı olabilir:

• Stratejik yatırımların her yıl tam olarak finanse edilmesini ve onlara uygun yeteneklerin atanmasını sağlamak,
• Bir CEO'yu sadece kısa vadeli finansal performans açısından değil, şirketin stratejisinin kalitesi ve uygulaması, şirket kültürü ve yönetim ekibinin gücü konusunda değerlendirmek,
• Yönetici tazminatlarını, yöneticilerin şirketlerinden ayrıldıktan sonraki süre de dahil olmak üzere daha uzun zaman aralıklarında yapılandırmak.

Benzer şekilde CEO'lar da etki ve yetkilerini dört şekilde uygulayarak yöneticiler ve çalışanlar arasında uzun vadeli bir yönelimi teşvik edebilir:

• Stratejik girişimlerin doğru bir şekilde finanse edilmesini, görevlendirilmesini ve kısa vadeli kazanç baskısından korunmasını bizzat sağlamak,
• Risk almayı teşvik etmek ve önyargılı karar almaya karşı koymak için yönetim sistemlerini yeniden yapılandırmak,
• Uzun vadeli yönelimli yatırımcıları belirlemek ve onlarla ilişkileri geliştirmek- kısa vadeli hissedarları ve yatırım topluluğunun diğer üyelerini görmezden gelme cesaretine sahip olmak,
• Kısa vadeli çıkar hesaplarını önlemek için finansal ve geleneksel olmayan metrikler arasındaki bağlantıyı göstermek.

Sonuç olarak rapor, yukarıdaki adımları sıralayarak şirket yönetimlerine su mesajı vermeyi hedeflemektedir: CEO'lar ve kurullar, hangi yönetim davranışlarının uzun vadeli başarılar sergileyen şirketleri ayırt ettiğini anlayarak ve bu davranışları açıkça teşvik ederek, şirketlerinin uzun vadede paydaşlar için değer üretmesine yardımcı olabilir.

SHARE: