Menu TR

S360Mag

2 October

Sürdürülebilir moda: Büyük markalar arayı kapatabilecek mi?

Modayı daha sürdürülebilir kılmak adına, küçük şirketler %100 biyobozunur kumaşlar ve alglerin ürettiği kumaş boyalar gibi inovatif ürünler üretirken, büyük şirketler inovasyon süreçlerinde biraz daha geride seyrediyor. The Guardian’ın, konu ile ilgili olarak, yenilikçi tekstil ürünleri üreten küçük şirketlerden yetkililerle görüşerek derlediği haberinde şu soru gündeme geliyor: “Peki, büyük firmaların arayı kapatmaları mümkün mü?”

İsviçre’den Freitag isimli küçük bir firmanın yakın zamana dek tek ürünü eski kamyon muşambalarını geri dönüştürerek ürettikleri poşetler iken, 150 kişilik çalışanlarına sürdürülebilir bir şekilde üretilen kumaşları kullanarak üniforma dikmek istediklerinde, piyasadaki kumaşlar onları hayal kırıklığına uğratmış. Bunun üzerine, üretiminde mikro-organizmaların kullanıldığı, F-ABRIC ismini verdikleri biyoçözünür nitelikteki kumaşı geliştirmişler. Günümüzdeki tekstil ve moda piyasası düşünüldüğünde, komposta atıldığında tamamen doğal bir şekilde çözünerek, ardında verimli toprak haricinde hiçbir şey bırakmayan bu kumaş için döngüsel ekonomiyi apayrı bir seviyeye taşıdığı söylenebilir. Freitag günümüzde sürdürülebilir bir şekilde ürettiği ve kompost edilebilen malzemeleri kullandığı t-shirt’lerden pantolonlara pek çok ürünü var.


Bununla birlikte, sürdürülebilir moda konusunda ilhamı mikro-organizmalarda arayan tek şirket Freitag değil. Alman dizayn stüdyosu Blond & Bieber, mikro-algleri kullanarak sürdürülebilir kumaş boyaları üretiyor. İkilinin “Algaemy” ismini verdikleri projede, kumaşların üzerine kendi ürettiği, hızla büyüyen pigmentleri kullanan bir “kumaş printer”ı kullanıyor. Blond & Bieber’ın dizayn departmanının başındaki Johanna Glomb, günümüzde kumaşlarda renk vermesi için kullanılan pek çok pigmentin toksik özellikleri sebebiyle, hem insanların sağlığına, hem de doğaya ciddi zararlar verdiğine dikkat çekiyor. Blond & Bieber’da pigment üretimi için doğada bulunan mikro-algler kullanıldığı için, ortaya doğal bir ürün çıkıyor. Ayrıca, kullanılan doğal pigmentler zaman içinde ciddi değişikliklere uğrayarak, renk değiştirme özelliğine sahip oluyorlar. Pembe tonlarındaki renkler, zaman içerisinde parlak turuncu renge dönüşebilirken, yeşil tonları mavilere doğru değişebiliyor. 

Algaemy projesinin hala gelişme evresinde olduğunu ve yüksek miktarlarda üretim için uzun zamana ihtiyaç olduğunu belirtmekte fayda var. Yine de, sürdürülebilir kumaş üretimi konusundaki inovasyonların, giderek ana akım üretime yaklaştığını görebiliyoruz. 



Büyük Şirketler İnovasyonda Ağır Kalıyor   
Ticari seviyede sürdürülebilir kumaş üretimi ile ilgili büyük şirketlerin attığı adımları takip etmek adına atılabilecek adımlardan biri Londra’daki “Geleceğin Kumaşları” fuarını incelemek. Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Sustainable Angle isimli girişimin 2010 yılında ilkini düzenlediği fuarda, günümüzde 1.000’in üzerinde çevresel etkisi düşürülmüş kumaş görücüye çıkıyor. 
Moda endüstrisindeki çevresel sürdürülebilirlik adına gelişmeler umut vaat ediyor. Bununla beraber, Royal College of Art bünyesinde bir araştırma kuruluşu olan SustainRCA’den Lizzie Harrison, moda endüstrisindeki şimdiye kadar kaydedilen ilerlemenin inovasyondan ziyade, yönetmeliklere uymaya yönelik olduğunu belirtiyor. Buna bağlı olarak, büyük şirketlerin sürdürülebilirliği işlerinin sadece kurumsal sosyal sorumluluk kısmında gördüklerini söylüyor ve büyük şirketlerin gerçek anlamda inovasyonu getirebilmelerinin, sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerinin çekirdeğine yerleştirerek olabileceğine inanıyor. 
Freitag’in kurucuları, küçük şirketlerde inovasyonun sıfırdan başlamanın getirdiği kolaylık sayesinde daha kolay ilerleyebildiklerini belirtiyorlar. Bunun sebebi olarak, büyük şirketlerin yeni bir ürün ürettiklerinde tüketicilerin, koleksiyonlarındaki uzun süredir ürettikleri ürünlere dair sorgulamaya başlamalarını ve tedarik zinciri ile ilgili sorumluluklar gibi pek çok problem gösteriyorlar.


Yine de, tüketicilerden talep gelmeye devam ettikçe, büyük firmalardaki dönüşüm hızlanacak gibi gözüküyor. Adidas’ın okyanuslardaki plastik çöplerini geri dönüştürerek ürettiği koşu ayakkabılarından, H&M’in geri dönüştürülmüş polyester, poliamit ve yün kullanarak ürettiği ürünlere; Stella McCartney’in kullandığı yeni nesil malzemelerden, S360′ında aralarında yer aldığı B-Corp’lardan Patagonia’nın geliştirdiği inovatif ürünlere kadar çok farklı segmentlerden markalar da, bu yönde adımların hızlandığını kanıtlıyor.

SHARE: