Menu TR

S360Mag

29 May

İşyerinde, Toplumda ve Ekonomide Kadının Güçlenmesi Raporu Açıklandı

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Ortaklık İnsiyatifi özel sektördeki şirketleri insan hakları, adil çalışma şartları ve iş yerinde sürdürülebilir uygulamalar yaratmaları konusunda teşvik eden, Birleşmiş Milletler’in alt platformlarından biri. İnsiyatif 2010 yılında ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Birimi ile ortaklaşa, “Kadının Güçlenmesi Prensipleri”ni yayınladı. 

Bu prensipler kadının ekonomik hayat ile daha iç içe geçerek güçlenmesi için özel sektörün katkı yapmasını vurguluyor. Columbia Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Kamu Okulu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Ortaklık İnsiyatifi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri bir araya gelerek bir çalışma başlattılar ve prensiplerin kabul edilmesi ve uygulanması konularında 4 ülkeyi (Mısır, Kolombiya, Şili ve Türkiye) değerlendiler. 

Proje kapsamında, Columbia Üniversitesi öğrencileri 10-21 Ocak 2015 tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret etti ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Ortaklık İnsiyatifi Türkiye Sekreteryası, WEPs imzacıları ve akademisyenler ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Türkiye’deki değerlendirmeler için 2 hafta ülkemizde bulunan grup, çeşitli röportajlar, çalışma grupları, etkinlikler düzenledi ve nihai bir rapor hazırladı. 

Cinsiyet konusunda bulgular şöyle: Türkiye son yıllarda Cinsiyet Eşitliğinde Ulusal Eylem Planı, Ulusal İstihdam Stratejisi, Kadın ve Erkek İçin Fırsat Eşitliği Yasası ve TCMM Fırsat Eşitliği Komisyonu gibi uygulama ve yasalar ile büyük ilerleme kaydetmiş durumda. Tüm bunlara rağmen ülkenin cinsiyet eşitliği performansı diğer bir çok ülkenin gerisinde kalıyor. 2013 İnsani Gelişme Endeksi’ne göre Türkiye cinsiyet eşitliği konusunda 151 ülke içinde 69. sırada bulunuyor. Gelişmelere rağmen kadınların hayatlarında büyük değişiklikler sağlanmadığı ve erkek egemen toplumun kurallarının altında devam ettiği vurgulanıyor.

Türkiye iş hayatındaki kadın yöneticiler oranı açısından üst sırada bulunsa da kadınların büyük bir çoğunluğu sadece yüksek maaşlı işler bulmakta değil iş gücüne girmekte de büyük zorluklar çekiyor. Ayrıca Türkiye’de kadının iş gücün katılım oranı da OECD ülkeleri arasında en düşük seviyede. Diğer bir yandan ise kadınlar kendilerinden yapılması beklenen belirli işlerin, bebek bakıcılığı, öğretmen, hemşire gibi, dışına çıkmakta zorlanıyor. 

Diğer bir yandan ise çocuklar için uygun fiyatlı bakım hizmetlerinin azlığı, devletin bu konudaki yetersiz yardımı ve yetersiz doğum izni kadınların iş hayatına katılmasının önündeki önemli engellerden sadece bir kaçı. Ayrıca iş verenlerin kadınları tercih etmemesinin önemli nedenlerinde biride toplum içinde de yaygın bir görüş olan kadınların ailelerine karşı olan görevlerinin her şeyden önce en ön sırada gelmesi ve kadınların bu konuda iş ve aile dengesini sağlayamayacak olduğuna inanılması. 

Kadına karşı şiddet konusunda ise Sabancı Üniversitesi’nin yaptığı bir ankete göre çalışan kadınların %75′i çeşitli şekillerde şiddete maruz kalıyor ancak ya bunun farkında değiller ya da bunu şiddet olarak tanımlamıyorlar. Töre cinayetleri de hala devam eden önemli problemlerden biri.

Türkiye ve diğer ülkelerin yaptıkları ilerlemeleri, şu anki durumlarını ve bu ülkelere yapılan önerileri raporun tam halinden okuyabilirsiniz. 

SHARE: