Menu TR

S360Mag

3 September

Koronavirüs maskeleri: Yıllarca sürecek bir felaket mi?

Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Koruyucu yüz maskeleri, pandemi önlemleri kapsamında artık birçok ülkede kamusal alanda yasal bir gereklilik haline geldi. Ancak zorunlu hale gelmeden önce bile maskeler karada ve denizde kirliliğe neden oluyordu. Bilim insanları Covid-19 ile beraber kullanımı artan maskelerin, etkisi uzun yıllar sürecek bir felaketini tetikleyebileceğinden endişe duyuyorlar.
 
Salgının başladı Çin’de geçen ay yapılan bir plaj temizliği sırasında 100 metrelik kıyı şeridinde 70 maske bulundu ve bir hafta sonra temizlenen bölgede 30 maske daha ortaya çıktı. Akdeniz'de ise adeta denizanasını andıran yüzen maskelerin görüldüğü bildirildi. İngiliz bilim adamları daha çevreci bir alternatif bulunmadığı taktirde sadece İngiltere’de her yıl 124.000 tondan fazla kullanılmış maske atığı oluşacağını belirtiyor.
 
Milyonlarca insan için yüz maskeleri kullanmak zorunlu hale gelse de bunların nasıl güvenli bir şekilde bertaraf edileceği veya geri dönüştürüleceği konusunda rehberlik eden yönlendirmeler maalesef yeterli değil. Ülkeler karantina kısıtlamalarını kaldırmaya başladıkça, küresel olarak her ay milyarlarca maskeye ihtiyaç duyulacağı ön görülüyor. Maskelerin çoğu uzun ömürlü plastik malzemelerden üretilir ve doğaya atılması durumunda yüzlerce yıl çözünmeden kalabilir. Kullanılmış maskeler konusunda adım atılmaması halinde sosyal ve çevresel bir felaket ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olacak.
 
İnsanlar ve hayvanlar için tehlike
 
Dünyanın önde gelen bağımsız bilim dergisi The Lancet’te bilim insanlarının koronavirüs ile ilgili yaptığı araştırmaya göre koronavirüsün atılan maskelerden çöpçülere veya atıklarla olası teması halinde bireylere bulaşma riski bulunuyor. Araştırmada ayrıca virüsün belirli koşullarda, plastik bir cerrahi maske üzerine yedi gün yaşayabileceği belirtiliyor.
 
Orta ila uzun vadede ise maskelerin doğru bertaraf edilmemesi hayvanlar ve bitkileri de farklı şekilde etkiliyor. Plastik atıklar, su yüzeyini kaplayabilecek hacme sahip olmasından dolayı deniz ve okyanusları oksijensiz bırakıp bu ekosistemlerde yıkıcı sonuçlara sebep olabiliyor. Diğer taraftan bazı hayvanların plastik atıklar ile avları arasındaki farkı anlayamayıp bu parçaları yuttuğu gözlemleniyor. Boğulmalara sebebiyet vermesinin yanı sıra atıkların midelerine dolmasından dolayı hayvanlaryetersiz beslenebilir. Daha küçük hayvanlar ise parçalanmaya başladıkça maskelerin veya eldivenlerin içindeki elastiğe dolanabilir.
 
Plastikler zamanla daha küçük parçalara ayrılır ve çevrede ne kadar uzun kalırsa o kadar çok ayrışır. Plastikler önce mikroplastiklere ve sonra daha da küçük nanoplastiklere ayrılır. Bu küçük parçacıklar ve lifler genellikle besin zincirlerinde birikebilen uzun ömürlü polimerlerdir. Sadece bir maskeden potansiyel olarak milyonlarca partikül ortaya çıkabilir ve besin zincirinde taşınarak insanlara kadar ulaşabilir.

Ne yapılması gerekiyor?
 
Mart ayında yayınlanan bildiride Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 ile mücadele için tıbbi ortamlarda her ay 89 milyon ek tek kullanımlık maskeye ihtiyaç duyulacağını paylaştı. Buna ek olarak, OECD’nin tahminine göre pandemi kaynaklı kullanımın getirdiği önemli artış ile beraber dünya genelinde koruyucu yüz maskesi talebi günlük 40 milyona ulaştı. 
 
Ancak, yeniden kullanılabilir maskelerde bile tasarımlarından ve temizlerken kullanılan yöntemlerden kaynaklı farklılıklar ortaya çıkıyor. University College London ekibi, yeniden kullanılabilir, tek kullanımlık ve tek kullanımlık filtreler ile tekrar kullanabilen maskelerin çevresel etkilerini hesaplamak için maskelerin üretimini, kullanımını ve kullanım sonrası süreçlerini inceledi. Araştırma sonucu, makinede yıkanabilen ve filtresiz yeniden kullanılabilir maskelerin bir yıllık süre içerisinde en düşük çevresel etkiye sahip olduğu ortaya konuldu. Şaşırtıcı bir şekilde, araştırma diğer bir sonucu da tek kullanımlık filtreli yeniden kullanılabilir maskelerin elde yıkanmasının genel olarak en yüksek çevresel etkiye sahip olduğu anlaşıldı. Bu tür maskelerin çevresel etkisi filtresiz tek kullanımlık maskelerden bile daha yüksek.
 
Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda maskesi kullanımının çevresel etkisini azaltmak için şu adımların izlenmesi öneriliyor:

- Tek kullanımlı filtresi olmayan tekrar kullanılabilen maskeleri tercih edin. Kumaşın yıkama talimatlarına uygun olarak çamaşır makinesinde düzenli olarak yıkayın.  

- Yanınızda bir adet tekrar kullanılabilir yedek maske taşımaya çalışın. Böylece bir şeyler ters giderse eğer tek kullanımlık maske kullanmanıza veya satın almanıza gerek kalmaz.  

- Tek kullanımlık bir maske kullanmanız gerekiyorsa, onu eve götürün (çıkarmanız gerekirse bir çantaya koyun) ve ardından plastik bir poşete koyup sıkıca bağladıktan sonra çöpe atın.  

- Tek kullanımlık maskeleri geri dönüşüm kutularına koymayın. Geri dönüşüm işçileri için potansiyel bir biyolojik tehlike oluşturabilirler.  

- Ne yaparsanız yapın, maskeleriyere atmayın!

SHARE: