Menu TR

S360Mag

10 September

Küresel kamu yatırımcıları arasında ivme kazanan trend: ÇSY yatırımcılığı


BNY Mellon ve OMFIF (Official Monetary and Financial Institutions Forum)’in yeni yayımlanan anketine göre küresel kamu yatırımcılarının %90'ından fazlası belirli Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) yatırım politikalarına sahip veya bunları geliştirme sürecinde.

Salgın sonrası toparlanmayı desteklemek için, küresel kamu yatırımcıları son yılların sürdürülebilirlik gündeminin ivmesinden yararlanma şansına sahip olacaklar. Aynı zamanda ankete göre yatırımcılar, üstün riske uyarlanmış getiri potansiyeli sayesinde ÇSY kriterlerini benimseme konusunda da motiveler. Ancak bu çabaları ölçeklendirmede yetersiz veri ve ÇSY yatırım stratejilerinin etkisini ve finansal olmayan performansını ölçmenin zorluğu gibi önemli engellerle karşı karşıyalar.

OMFIF’in en son Küresel Kamu Yatırımcı Raporu’nda da yayımlanan bu bulgular, geçtiğimiz yıl içinde gerçekleştirilen OMFIF GPI Anketi 2020 ve OMFIF ESG entegrasyon Anketi olmak üzere 2 anketin yanıtlarına dayanıyor. Anketlerden ilki, bu yılın Mart ve Haziran ayları arasında gerçekleştirildi ve yönetim altındaki toplam varlıkları 7,2 trilyon dolar olan 50 merkez bankası, 11 bağımsız fon ve 17 emeklilik fonunun tepkilerini yansıtıyor. Daha derinlemesine olan ikinci anket ise ÇSY yatırımıyla ilgili 25 sorudan oluşuyordu ve Ağustos-Kasım 2019 arasında BNY Mellon ile ortak olarak yürütüldü. Toplamda 4,72 trilyon dolarlık yönetim altında birleşik varlığa sahip 27 devlet ve emeklilik fonunun tepkilerini yansıtıyor.

İki ankette öne çıkan noktalar ise şunlar oldu:

Veri, karmaşıklık ve mevcut direktifler ÇSY engellerinin başında gelmekte
• Küresel kamu yatırımcılarının %51'i, yetersiz verinin ÇSY’nin benimsenmesi veya kuruluşlarında daha fazla ÇSY entegrasyonunun oluşması önünde bir engel olduğunu belirtiyor,
• Küresel kamu yatırımcılarının %30'u, mevcut yatırım zorunluluklarının derinleştirilen sürdürülebilir yatırımlarla uyumsuz olduğunu söylüyor. Merkez bankalarının %38'i de bu konuya atıfta bulunarak geçerli merkez bankası sözleşmelerinin nasıl sürdürülebilirlikle uyumlu hale getirilebileceğine yönelik devam eden bir tartışma olduğuna dikkat çekiyor,
• Küresel kamu yatırımcılarının %20'si, sürdürülebilir varlıkları ÇSY faaliyetlerine bir kısıtlama olarak değerlendirmenin doğasında var olan karmaşıklığı vurguluyor.

ÇSY hassasiyetine yönelik yatırımcı iştahı artmakta
• Küresel kamu yatırımcılarının %77'si yatırım süreçlerinde ÇSY uyguluyor,
• Yatırımcıların %27'si mevcut ÇSY kıyaslamalarını veya derecelendirme endekslerini kullanıyor. %12'si ise yatırımcılar veri tutarsızlıkları ile mücadele ederken kendi iç değerlendirme çerçevelerini kullanmayı tercih ediyor,
• Devlet ve emeklilik fonlarının %63'ü finansal olmayan etkiyi resmi olarak ölçme konusunda zorluk çekiyor, ancak %65'i bu kapasiteyi gelecekteki ÇSY yöntemlerinde ve sürdürülebilir varlık tahsislerinde geliştirmeye hevesli.

ÇSY yöntemleri ve sürdürülebilir varlık tahsisleri
• Küresel kamu yatırımcılarının %42'si ÇSY yatırım süreçlerinin bir parçası olarak en popüler yöntem olan negatif taramayı kullandıklarını söylüyor.
• Küresel kamu yatırımcılarının %76'sı, tercih ettikleri sürdürülebilir varlık sınıfı olarak yeşil tahvillerini gösteriyor,
• %45'i önümüzdeki 12-24 ay içinde yeşil tahvil tahsisinde orta ila büyük dereceli artışlar bekliyor; sadece % 3'ü yeşil tahvil tutumunda önemli düşüşler öngörüyor.

OMFIF Baş Ekonomisti ve Araştırma Direktörü Danae Kyriakopoulou ise rapor hakkında şu yorumları yaptı: “Pandemi, finansal sistemlerin finansal olmayan küresel risklere karşı savunmasızlığını ortaya çıkardı. Politika ‘yaşam desteği’nden ‘iyileşmeyi tasarlamaya’ evrilirken, sürdürülebilirlik ana yol gösterici tema olacaktır. 39,5 trilyon dolarlık varlığa sahip küresel kamu yatırımcıları, toparlanmanın sürdürülebilir olmasını sağlamada aktif bir role sahip. Ancak bu raporun da gösterdiği gibi, sürdürülebilir yatırım uygulamalarını büyütmek için veri, ölçüm ve kaynaklarla ilgili engellerle karşılaşmaya devam ediyorlar."

SHARE: