Menu TR

S360Mag

30 October

İklim krizi ile mücadelede kadınlar

*Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

COVID-19 aylar içerisinde, sağlık sektöründe, ekonomide ve sosyal hayatımızda küresel ölçekte büyük ve yıkıcı etkilere sebep oldu. Bu yıkıcı etkiler, en az pandemi kadar yıkıcı olan başka bir küresel krizin, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini hissettiğimiz bir zaman diliminde gerçekleşti. Bu iki küresel krizin bizim için verdiği mesaj ise hiç olmadığı kadar net ve açık: Sosyal adaleti ve eşitliği toplumdaki herkesi kapsayacak şekilde geliştirecek sürdürülebilir ve yeşil bir kalkınma. 
 
Dünyadaki ortalama sıcaklığın artması ile beraber iklim değişikliğinin sebep olduğu etkiler yerkürenin pek çok yerinde hissediliyor. Hava modellerinin tahmin edilebilirliğinin azalması, yaşadığımız doğal afetlerin sıklığının ve şiddetinin büyük bir artış göstermesi ise buna dair sadece birkaç örneği oluşturuyor.
 
COVID-19 ile birlikte iklim değişikliğinin yarattığı krizler de dünyanın her yerinde eşit şekilde hissedilmiyor. Sosyal statü, toplumsal cinsiyet, gelir adaletsizliği ve kaynaklara ulaşım gibi faktörler krizler karşısında toplulukların kırılganlığını artıran etmenleri oluşturmakta. İklim değişikliğinin olası etkileri, kadınların, yaşadıkları topluluklarda maruz kaldıkları eşitsizlikleri artırıcı bir faktör olarak karşımıza çıkabiliyor.
 
Örneğin, kırsal yerleşim bölgelerinde yaşayan kadınlar için iklim değişikliği pek çok yeni sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. Yaşadıkları ailelerin bakımını üstelenen bu kadınlar, iklim değişikliği sebebiyle su veya yakıt temin etmek için çok daha uzak mesafelere yürüyerek ulaşmak zorunda kalıyorlar. Bununla birlikte, iklim kaynaklı bir afet gıda kıtlığına yol açtığında, önceliği erkeklere ve çocuklara vermeleri nedeniyle kadınların yetersiz beslenmeye maruz kalma olasılığı daha yüksek. 
 
Kadınlar, özellikle kırsal kesimde yaşayan kadınlar, genellikle ailelerinin bel kemiğini oluşturan aktiviteleri gerçekleştiriyorlar. Tarımsal ürünlerin elde edilmesinden ailenin gıda ihtiyacının teminine ve çocukların bakımına kadar pek çok hayati yükümlülüğe sahipler. Aynı zamanda çoğunlukla çevresel konuların yönetimi de bu kadınların omuzlarında. 
 
Dünya genelinde kadınlar, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında ve çevre dostu tarımsal pratiklerin uygulanmasında yerel dönüşümlerin önderliğini yapıyor. Böylelikle iklim değişikliğinin olası krizlerine karşı ailelerini ve yaşadıkları toplumu korumak adına tedbirler almakla kalmıyorlar, bunun yanında gerekli adaptasyona da öncülük ediyorlar.
 
İklim Taahhütleri
 
Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar (INDCs) olarak adlandırılan ve uluslararasında Paris Anlaşması ile önem kazanan taahhütler, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir stratejik araç haline geldi.
 
INDC’ler, her 5 yılda yenilenecek şekilde, ülkelere iklim değişikliğinin etkisi ile oluşan riskleri azaltma ve iklim değişikliğine adaptasyon ile ilgili öncelemeleri gereken noktalar hakkında politika önerileri sunuyor
 
Artan bir ivmeyle ülkeler, INDC’lerin toplumsal cinsiyet ile ilgili hususlarda kritik bir role sahip olabileceğinin farkına vardılar. Kendi çerçevesinde, etkili ve faydalı olmanın yanında INDC’ler, Hedef 5 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği hakkında da geniş bir farkındalığın oluşmasına yardımcı oluyor. 
 
İklim Vaadi (Climate Promise) ve onun önde gelen programlarından NDC Destek Programı (NDC Support Programme) ile beraber UNDP, ülkelerin iklim taahhütlerine, kadınları ve diğer hassas grupları entegre etmesi noktasında teşvik ediyor.
 
Sağlık ve ekonomi başta olmak üzere INDC’ler, kadınların çeşitli alanlarda spesifik olarak sahip oldukları kırılganlıkları gözler önüne seriyor, bununla birlikte iklim krizine karşı ulusal mücadelede hükümete yol haritası sunuyor. Bu kapsamda bazı ülkelerde öne çıkan mevcut çalışmalar şu şekilde:
 
Vietnam
 
Geçen on yıl boyunca, UNDP, Vietnam’daki genç yeteneklerin bulunmasında, kurumların kapasitenin artırılmasında, erkek ve kadınların iklim değişikliğe karşı yaptıkları çalışmalarda toplumsal cinsiyete dair konuların göz önünde bulundurulması adına araştırmalar yapıyor. Bu hususta, toplumsal cinsiyetin iklim tabanlı planlamalarla ve politika yapıcı mekanizmalarla entegre olmasını talep ediyor.
 
2016-2020 arasında, NDC Destek Programı aracılığıyla UNDP Vietnam, BM kuruluşlarını, STK’ları, ulusal bir kuruluş olan Women’s Union’ıve hükümet organlarını, ülkenin iklim taahhütlerinin toplumsal cinsiyet konuları ile entegrasyonu hakkında değerlendirmeler yapmak üzere bir araya getirdi. Çalışmaların sonucunda alınan geri dönütler toplumsal cinsiyet konularının NDC revizyon sürecine eklenmesi adına önemli katkılarda bulundu. 
 
Bunların yanında, UNDP Vietnam, kadın çiftçilerin iklim bilgilendirme servislerine ulaşımı ve yeşil enerjili elektriğin yerleşim yerlerinden uzak topluluklara ulaştırılması konularında teknik analizler hazırladı.
 
Irak
 
2009’tan itibaren UNDP, çevre, enerji, doğal afetler ve iklim riski yönetimi alanlarında Irak hükümetiyle önemli işbirliklerinde bulundu. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlendirilmesi, belirtilen alanlarda üzerinde durulan temel unsurlardı.
 
Irak hükümetin uyguladığı INDC’de (2015) kadınların katılımı ve yönetici pozisyonlarında var olmaları için yapılan çalışmalar, ulusal ve yerel seviyelerde belirlenen hedeflere ulaşılması için önemini korumaya devam ediyor.
 
Irak Hükümeti, Sağlık ve Çevre Bakanlığı ile birlikte, toplumsal cinsiyete duyarlı riskleri azaltma ölçütlerini takip etmek ve gözlemlemek adına çalışmalar başlattı. Bu çalışma, riskleri azaltmak için yol haritası (NAMA)’nın ve Irak Yeşil İklim Fonu’nun geliştirilmesine yardımcı oldu. İki program da toplumsal cinsiyet konuları ile entegre olacak şekilde geliştirildi.
 
Şu anda UNDP’nin de desteği ile birlikte, ilgili devlet kurumlarındaki kadınlar, Irak’ın NDC revizyonuna çok daha fazla entegre olmuş durumdalar. Ayrıca UNDP’nin verdiği destekle birlikte Yeşil ve Güvenli Irak için Kadınlar’a katılımın artması hedefleniyor. Yeşil ve Güvenli Irak için Kadınlar, cinsiyete duyarlı politikaların geliştirilmesi adına çalışmalar yapan gönüllü bir girişim.
 
Lübnan
 
Pandemi, Beyrut’ta gerçekleşen patlama ve ekonomik krizle beraber, Lübnan için iklim değişikliği ile mücadele ve diğer şoklara karşı alınması gereken önlemlerin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
 
Revize edilmesi planlanan NDC’lerde odaklanılan temel noktalar, yeşil dönüşümün getirebileceği faydalar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair sorunların iklim değişikliği ile mücadele ile entegre edilmesi olarak belirlendi. 
 
UNDP, NDC Destek Programı çatısı altında, revize edilen NDC’lerin daha fazla toplumsal cinsiyet duyarlı olmasına yardımcı oluyor. Bunun yanında program, iklim odaklı politikalarda toplumsal cinsiyeti değerlendiren bir rapor hazırladı. Bu raporda, NDC çatısı altında, toplumsal cinsiyetin iklim değişikliği ile mücadele kapsamında yer alması gerektiğine değinildi. 
 
UNDP Lübnan, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve iklim değişikliğine karşı mücadele eden ulusal kuruluşları da destekliyor.
 

SHARE: