Menu

12 November

Sosyal medyada iklimle ilgili yanlış bilgiler bir gün içerisinde milyonlarca kez görüntüleniyor

*Bu haberi 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Her geçen gün iklim değişikliğinden kaynaklı aşırı hava olaylarının etkilerini daha çok hissediyoruz. Bu da insanları iklim değişikliğiyle ilgili daha fazla bilgi araştırmaya yöneltiyor. Peki iklimle ilgili bilgileri nereden alıyorlar? Doğru bilgilere ulaşabiliyorlar mı?

The Conversation’ın İngiltere’de gerçekleştirdiği bir ankete göre 1700 katılımcının %50’si iklim değişikliğiyle ilgili yanlış haber başlıklarının yarısının yanlış olduğunu tespit edemiyor. Katılımcıların %44’ü ise çevrimiçi platformlarda ne sıklıkta yanlış bilgiyle karşılaştıklarından haberdar değil.

Bu noktada yanlış bilgi ve dezenformasyonu tanımlamak gerekiyor. Yanlış bilgi, aldatma kastı olup olmadığına bakılmaksızın oluşturulan ve yayılan yanıltıcı bilgi olarak tanımlanabilir. Dezenformasyon, aldatma niyetiyle yaratılan ve yayılan yanıltıcı bilgi olarak yanlış bilgiden ayrılıyor. İklim değişikliği özelinde baktığımızda, iyi desteklenen teoriler hakkında şüphe uyandıran veya iklim bilimini itibarsızlaştırmaya çalışan davranış ve bilgiler, iklim şüpheciliği, karşıtlığı veya inkarcılığını yayma amaçlı bilgileri yanlış bilgiye dahil edebiliriz.

Bu bilgilerin fonlanmasını, yaratılmasını ve yayılmasını sağlayan çeşitli aktörler bulunmakta. Özellikle fosil yakıt ve petrol şirketleri, karbon salımının iklim değişikliğine olan etkisini gizlemek için iklimle ilgili yanlış bilgilerin ve dezenformasyonun yayılmasını fonlayan en büyük kaynaklar. Bilgiyi yaratmadaki etkin aktörler; siyasi ve dini örgütler, muhalif bilim insanları, medya, politikacılar, blog yazarları olarak gösterilebilir.

İklimle ilgili yanlış bilgilerin yayılmasında sosyal medyanın rolü de yadsınamaz. Savunuculuk örgütü Stop Funding Heat ve Real Facebook Oversight Board adlı eylemci grubun yeni bir raporuna göre, Facebook’un mevcut mekanizmaları iklim değişikliğiyle ilgili yanlış veya yanıltıcı içeriği kısıtlamaya yetmiyor. Rapor kapsamında gruplar, Ocak ve Ağustos 2021 arasında yayınlanan, 196 Facebook grubunu ve yanlış iklim iddiaları yayınladığı bilinen sayfaları kapsayan 48.700 gönderiyi analiz etti. Analiz sonucunda gruplar sadece %3,6'sı Facebook'un üçüncü taraf teyitçileri tarafından değerlendirilen, iklimle bağlantılı 38.925 yanlış bilgi tespit ettiler. Yanlış bilgi içeren içeriğin %85’i, şirketin kullanıcılara “dünyanın önde gelen iklim kuruluşlarından gerçek kaynaklar sağlamak için başlattığı bir araç olan İklim Bilimi Merkezi ile hiçbir bağlantı içermiyordu.

Rapora göre, çoğunlukla filtrelenmemiş olarak sunulan bu yanlış bilgiler, son sekiz ayda günde 1,36 milyon kez görüntülendi. Bu sayı, Facebook'un İklim Bilimi Merkezi’ne yapılan günlük kullanıcı ziyaretinin yaklaşık 14 katı. Bu bulgular, bilim camiasının sosyal medyaya ve onun yanlış bilginin yayılmasındaki rolüne karşı artan antipatisini de artırıyor. Kısmen Facebook'un öneri algoritmaları sayesinde; siyaset, aşı vb. konularda da komplo teorilerinin platformda hızla yayıldığı gözlemlenmişti.

Sosyal medya platformları, yayılan bilgilerin denetimi için üçüncü taraf teyit programlarının hayata geçirilmesi ve kullanıcıları güvenilir haber ve bilgi kaynaklarıyla buluşturmayı amaçlayan güncel bilgi merkezleri oluşturmak adına bazı adımlar atıyor. Geçtiğimiz ay Google, video platformu YouTube'daki iklim değişikliğini inkâr eden içeriklerin ücretli reklam alamayacağını duyurdu. Twitter ise, kullanıcılar görmeden yanlış içeriğin önüne geçmek için yeni bir iklim dezenformasyonuyla mücadele  politikası duyurdu. Platform, kullanıcılarını iklimle ilgili yanlış bilgiler onlara ulaşamadan güvenilir, yetkili bilgi merkezlerinden gelen ve daha fazla bağlam içeren güvenilir bilgilere yönlendirmeyi amaçlıyor. Ancak bu çabalar hala yeterli değil.

İklimle ilgili yanlış bilgiler platformların kendisinden gelmiyor olsa da Stop Funding Heat ve Real Facebook Oversight Board raporu, analiz ettikleri grupların ve sayfaların beşte birinin, düzenli olarak açıkça yanlış içerik yayınlayanlar olarak sınıflandırılabileceğini gösteriyor. Buna rağmen, bu grupların gönderilerinin yalnızca onda biri teyit edilmiş durumda ve sadece %10,6'sının İklim Bilimi Merkezi’ne yönlendirmesi bulunuyor.

Rapor ayrıca, platformların doğruluk kontrollerini atlayabilen "daha sinsi" iklim bilgisi biçimlerini de tanımlıyor. Analizdeki yanlış bilgilerin büyük çoğunluğunu oluşturan bu içerikler, aşırı sağ haber sitelerine bağlantılar içeren gönderileri veya medya şahsiyetlerinin hatalı akıl yürütmelerini içeriyor. Bunun nedeni düşünce özgürlüğü olarak kabul edilen içeriği koruyan doğru haber kontrol politikalarındaki boşluklar olabilir. Örneğin, Avustralyalı senatör Malcolm Roberts bir gönderisinde, yanlış bir şekilde, karlı havanın küresel ısınmanın aksini kanıtladığını öne sürdü. Oysaki hava durumu ve iklim aynı anlama gelmiyor.

Stop Funding Heat ve Real Facebook Oversight Board’un çalışmasına yanıt olarak Facebook, yazarların yaklaşımıyla ilgili endişelerini dile getirerek, raporun "bu grupların siyasi olarak aynı fikirde olmadığı gönderilerin yanlış bilgi olduğunu iddia etmek için uydurma sayılar ve kusurlu bir metodoloji kullandığını" söyledi. Öte yandan, Facebook, geçtiğimiz yıl boyunca iklim eylemine olan bağlılığını defalarca dile getirdi. 2020'de net sıfır karbon salımına ulaştı ve yakın zamanda %100 yenilenebilir enerjiyle çalıştığını duyurdu. Kâr amacı gütmeyen düşünce kuruluşu InfluenceMap'te bir veri analisti olan Jake Carbone ise, bu çabaların, iklimle ilgili yanlış bilgilerin yayılması sorununu ele almak için gereken değişim ölçeğiyle orantılı olmadığını söyledi. Carbone, gelecekte geriye dönüp bakıldığında Facebook’un sunucularından gelen salımlardan bahsedilmeyeceğini, bilgi ekosisteminin sahip olduğu etkiye bakmanın önemli olduğunu belirtti.

Rapor son olarak, platformların yanlış bilgi sorununu çözmesine yardımcı olabilecek, çoğunlukla daha fazla şeffaflık içeren, iklimle ilgili yanlış bilgi tanımının kamuoyuna açıklanması ve yanlış bilgilerin platformda nasıl yayıldığına dair dahili araştırmaların paylaşılması gibi bir dizi önlem de belirtiyor. Ayrıca, milyonlarca izleyicinin iklim karşıtı eylem mesajlarına maruz kaldığı bir yöntem olan ücretli reklamlarda iklimle ilgili yanlış bilgilendirmeye tamamen yasak getirilmesini önerdiler.

 

SHARE: