Menu TR

S360Mag

13 January

Yeşil bankaların yükselişi

COVID-19’un dünyada yarattığı olumsuz etkilerden kurtulmak için yalnızca kısa dönemli çözümlere değil, uzun dönemde sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak yatırımlara ihtiyacımız var. İklim değişikliği kaynaklı risklerin giderek arttığı bu dönemde, iklim koşullarına dirençli altyapıya dayalı çözümlere, sermayenin ve inovasyonun kalkınmaya katkı sağlayacak şekilde kullanılmasına ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Sürdürülebilir ekonomik iyileşme için ihtiyacımız olan bir diğer şey de yeşil bankalar.  

Yeşil bankalar, iklim dostu sürdürülebilir projeler için yerel yatırımları büyütme görevi gören, çoğunlukla kamuya ait, ticari olarak işletilen finans kurumlarından oluşuyor. Geçtiğimiz yıl yayınlanan State of Green Banks raporu, yeşil bankalara olan ilginin dünyada giderek arttığını ortaya koyuyor. Şu anda 12 ülkede toplam 27 yeşil banka bulunuyor. Var olan yeşil bankaların çoğunluğu gelişmiş ülkelerde yer alsa da yeşil banka modeli sadece bu ülkelerle sınırlı değil. Gelişim süreci devam eden yeşil bankalar farklı coğrafyalarda yer alan ve farklı gelir düzeylerinde bulunan 25 farklı ülkede yer almakta. 

Mevcut yeşil bankaların bugüne kadar göstermiş olduğu performans oldukça etkileyici; kuruluşlarından bu yana öz sermayelerinden yaklaşık 25 milyar dolarlık yatırım yaparak 2020 yılının ortası itibarıyla toplam değeri 70 milyar dolara ulaşan projelere destek verdiler. Bu miktarın 45 milyar dolardan fazlası ise özel sektörden geliyor. 

Sermayenin düşük karbonlu ve sürdürülebilir kalkınma çözümlerine aktarılması, COVID-19 sonrası iyileşme ve 2050'den önce salımların azaltılması için büyük önem taşıyor. Ekonomik iyileşme için, yeşil bankalar mali kaynaklarını hem inşaat işleri gibi kısa dönemli hem de yeni endüstrileri teşvik etmek gibi uzun dönemli iyileşme sağlayacak yatırımlara yönlendirebilir. Ancak, iklim açısından bakıldığında, Climate Policy Initiative tahminlerine göre iyileşme için 2050’ye kadar her yıl 1,6 ile 3,8 trilyon dolar arasında bir tutarın enerji üretiminin sadece arz tarafında harcanması gerekiyor olmasına rağmen, 2018’de küresel olarak kullanıldığı hesaplanan tutar yalnızca 546 milyar dolarda kalmış durumda.

Yeşil bankalar yeni ve çeşitli sermaye havuzlarını çeken güvenilir yerel ortaklar haline gelerek, mevcut finansman boşluğunu doldurmaya yardımcı olabilir. Bununla birlikte, yeşil bankalar piyasada bulunan açığa yönelik garantiler, uzun vadeli borçlar, öz sermaye, ikinci derecede borç, menkul kıymetleştirme gibi birçok finansal aracı kullanabilir. Özellikle yetersiz hizmet alan ve teknolojik olarak geri kalmış topluluklarda yeşil banka yatırımları yeşil yatırımın önündeki engelleri kaldırma misyonunu da taşıyabilir. 

Bütün bu faydaların yanı sıra, gelişmekte olan ülkelerin sıfır karbonlu bir gelecek için gelişmiş ülkelerin fonlarına ihtiyaç duymasına bir alternatif de yine yeşil bankalar ile sağlanabilir. İklim finansmanını yerel bir kurumda merkezileştirerek, Yeşil İklim Fonu (GCF) gibi kaynaklardan imtiyazlı destek, kalkınma bankalarından imtiyazsız araçlar ve özel sektörden ortak yatırım alınması sağlanabilir.

Daha da önemlisi, yeşil bankalar, yeşil iyileşme ve istihdam yaratma konusunda kritik bir rol oynayabilir. Yeşil sektörlerin gelişimini destekleyerek ve özel sektör yatırımlarını iklime dirençli projelere çekerek, yeşil bankalar sağlıklı bir ekonomiyi destekleyebilir. 2008 yılındaki ekonomik krizden sonra Birleşik Krallık’ta kurulan Green Investment Bank kurulduğu ilk üç yıl içerisinde, yeşil altyapıya yatırımları üç katına çıkardı ve Birleşik Krallığı 5 yıl içerisinde dünyanın en büyük denizüstü rüzgar pazarı haline getirdi. Yakın zamanda Amerika’daki bir federal yeşil bankanın potansiyelini araştıran bir rapor, bankanın kuruluşundan sonraki ilk 5 yıl içerisinde 3,3 milyon doğrudan ve 2,2 milyon dolaylı olmak üzere toplam 5 milyon üzerinde yeni iş yaratabileceğini ortaya çıkardı. 

Bugüne kadarki veriler parlak bir geleceğe işaret etse de yeşil banka ekosisteminin büyümesi için desteğe ihtiyacı var. Başlangıç sermayesiyle birlikte ihtiyaçlar arasında yerleşik teknik uzmanlık ve dışarıdan teknik desteğe erişim de bulunuyor. Bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla Green Bank Design Platform adlı bir oluşum şu anda gelişim aşamasında. Bu oluşum, ülkelere yeşil banka kurmaları için gerekli yönlendirmeleri yapmayı, koordinasyonu sağlamayı ve önlerindeki bariyerleri aşmaları için gerekli hizmetlere erişim sağlamayı hedefliyor. 

İhtiyaç duyulan destek gelişmiş ülkeler aracılığıyla da sağlanabilir. Gelişmiş ülkeler, küresel yeşil bankaların gelişimi ve yayılımı için gerekli desteği sağlamaya çeşitli şekillerde yardımcı olabilir; Gelişmekte olan ülkelerdeki yeşil finans kurumlarına sermaye katkısında bulunmak, ihtiyaç duyulan teknik uzmanların yeşil bankalara yerleştirilmesini sağlamak, yeşil banka oluşturma sürecinde durum tespiti ve proje hazırlama aşamaları için hibe finansmanı sağlamak ve Green Bank Design Platform’un kurulmasını desteklemek.

Yeşil bankalar bize hem COVID-19 süreci nedeniyle yaşanan ekonomik problemlere, hem de karşı karşıya olduğumuz uzun dönemli iklim krizine cevap verebilecek bir çözüm sunuyor. Sürdürülebilir bir gelecek için yeşil bankalara desteğin hızlı bir şekilde sağlanması ve gerekli adımların atılması kritik bir önem taşıyor. 
 

SHARE: