Menu TR

S360Mag

4 June

Uluslararası Enerji Ajansı, 2050 yılına kadar net sıfır hedefine ulaşmak için şimdiye kadarki en ciddi uyarısını yaptı

*Bu haberi 3 dakika içinde okuyabilirsiniz.

Uluslararası Enerji Ajansı (International Energy Agency- IEA), iklim kriziyle mücadelede koyulan hedeflere ulaşmak için nelere ihtiyaç duyulduğuna ilişkin şimdiye kadar hazırlanan en kapsamlı raporunu yayımladı. Bugün, yüzyılın ortalarında veya hemen sonrasında net sıfır emisyona ulaşma sözü veren ülkelerin sayısı artsa da küresel sera gazı emisyonları da artıyor. Ayrıca bu ülkelerin çok azı fosil yakıt araştırmalarını durdurma niyetinde. İngiltere, Kuzey Denizi'nde yeni petrol ve gaz sahalarına ruhsat veriyor, Çin kömürle çalışan enerji santralleri inşa ediyor ve petrol şirketleri hala yeni üretime yatırım yapıyor.
 
Rapora göre iklim kriziyle mücadelede verilen uluslararası çabalar için kritik bir döneme yaklaşıyoruz ve 2050'ye kadar net sıfıra ulaşma ve küresel sıcaklıklardaki artışı 1,5°C ile sınırlama şansımızın ne kadar gerçekçi olduğunu belirleyecek şey taahhütler ile eylemler arasındaki farkın kapatılmasında yatıyor. IEA, raporda hükümetlere 2035'ten itibaren yeni fosil-yakıtlı otomobillerin satışının durdurulması ve 2040 yılına kadar küresel elektrik üretiminin karbonsuz hale getirilmesi gibi net sıfır hedefine ulaştıracak 400 önlem sunuyor.
 
IEA’nın raporunda belirttiğine göre, dünya küresel ısınmanın güvenli sınırları içinde kalacak ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşacaksa, kömürle çalışan yeni elektrik santralleri, yeni petrol ve gaz sahaları oluşturulmamalı. IEA, fosil yakıtları büyük ölçüde azaltmaya yönelik şimdiye kadarki en güçlü uyarısında, 2035'ten sonra yeni fosil yakıtlı arabaların satılmaması ve enerjiye yapılan küresel yatırımın 2 trilyon dolardan iki katına çıkarılması çağrısında da bulundu. Ayrıca rapor bu değişimlerin, ülke ekonomilerine bir yük getirmeyeceğini, aksine net fayda sağlayacağına dair de kanıtlar sunuyor. Buna göre, önlemlerin 30 milyon yeni istihdam alanı yaratması ve küresel GSYİH büyümesine yılda 0,4 puan eklemesi bekleniyor. Kömür sektöründeki yaklaşık 5 milyon işin bu önlemlerle birlikte kaybolması beklenirken hükümetlerin bu geçişi kolaylaştıracak faaliyetlerde bulunmasının gerekliliği üzerinde duruluyor.
 
Geçen ay IEA, salımların pandemi sonrası önlemlerin gevşemesini takiben ikinci en büyük sıçramayı yaşayacağı konusunda uyarmıştı. IEA'nın yönetici direktörü ve dünyanın önde gelen enerji ekonomistlerinden biri olan Fatih Birol, iklim krizi konusunda ciddi olan hükümetlerin bu yıldan itibaren petrol, gaz ve kömürde yeni yatırımlar yapmamaları gerektiğini belirtti. Birol, aynı zamanda raporun herhangi bir yatırımı yasaklamadığını fakat hükümetlerin net sıfır hedefine ulaşmak istiyorlarsa gerekli aksiyonları da alması gerektiğini vurguluyor. Yani hükümetlerin verdiği hedeflere ulaşmak için güçlü politikalar oluşturması gerekiyor.
 
Raporda bahsedilen ve son zamanlarda tartışma konusu olmuş bir diğer konu da karbon salımını azaltacak teknolojilerin günümüzdeki gelişimi. Bill Gates’in son kitabında iklim kriziyle mücadelede bugün alınabilecek önlemlerden ziyade gelecek teknolojilerin rolü üzerinde fazlaca durması ve ABD iklim elçisi John Kerry’nin 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak için gereken karbon azalmalarının yarısının yeni teknolojiler kullanılarak yapılması gerektiğini söylemesi, iklim uzmanları tarafından endişeyle karşılanmıştı. Oysa iklim, mevcut salımlardan ziyade kümülatif salımlara yanıt verdiğinden, gerekli karbon kesintilerinin yapılması geleceğin teknolojilerine bırakılırsa, 1,5°C sınırında kalmak için çok geç olacak. Birol, karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar yarıya indirmeyi sağlayacak teknolojilerin günümüzde mevcut olduğunu ve şimdiden harekete geçilmesi gerektiğini söylüyor.
 
Gelişmiş piller, özellikle elektrikli araçlarda kullanım için hidrojen ve karbon yakalama teknolojileri bahsedilen yeni teknolojilerden en etkili olanları olarak belirtiliyor. Birol’a göre küresel ekonominin çoğunluğu rüzgar ve güneş enerjisi gibi halihazırda yaygın bir şekilde kullanılan teknolojiler sayesinde karbondan arındırılabilir. Fakat çelik ve çimento üretimi, havacılık ve nakliye gibi karbondan arındırılması zor sektörler için bu yeni teknolojiler oldukça önemli.
 
2050 yılına kadar net sıfır karbon salımı hedefinin tutturulması hükümetlerin ciddi bir şekilde çabalamasını gerektiriyor. Özellikle pandemi sonrasında yaşanan hızlı artışın önüne geçmek hükümetlerin etkin politikalar oluşturmasına bağlı.
 

SHARE: