Menu TR

S360Mag

9 December

Bir sonraki pandemi nerede ortaya çıkacak?

Bu haberi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Önce bütün şehre yayılıp ardından hızla dünyanın geri kalanına sıçrayan COVID-19’un, yaklaşık bir yıl önce Çin'in Wuhan kentinde vahşi bir hayvandan ilk enfekte insana bulaştığı tahmin ediliyor. 
 
2020 size sıra dışı göründüyse bir daha düşünün. Çünkü bilim insanları, gelecekte pandemilerin ortaya çıkmaya devam edebileceğini, gerçekleşme sıklığının artabileceğini ve hatta daha ölümcül olabileceğini belirtiyor. Bu yüzyıl içerisinde karşılaştığımız SARS, MERS, Ebola, Zika, Dang humması, domuz gribi gibi çok sayıda salgın hastalık bu öngörüyü kanıtlar nitelikte. 
 
Yeni bir pandemi kaçınılmaz olsa da, pandemiye yol açabilecek etkenleri tespit edebilmek yaşanacak felaketin etkilerini de önemli ölçüde azaltabilir. Bu kapsamda yayımlanan bir çalışma, yeni tehlikenin nerede ortaya çıkabileceğini saptamaya çalışıyor.
 
Araştırmanın baş yazarı ve Sydney Üniversitesi’nde epidemiyolog olan Michael Walsh, bu çalışma ile dünyada patojenlerin fark edilmeden küresel yayılıma yol açabileceği bölgeleri tespit etmeye çalıştıklarını belirtiyor.
 
Çalışmaya göre, üç kritik risk faktörü ön plana çıkıyor: Vahşi yaşam alanlarının azalması, sağlık sistemlerinin yetersiz olması ve büyük havalimanları gibi insan yoğunluğunun fazla olduğu seyahat merkezlerine yakın olmak.
 
Araştırma, vahşi yaşam alanlarının çoğunun yok olduğu ve vahşi hayvanların yaşam alanları üzerinde daha fazla baskı oluşan bölgelerde insanlarla hayvanlar arasındaki temasın artması nedeniyle hastalıkların daha kolay yayılabileceğini ortaya koyuyor. HIV, SARS ve Ebola da dahil olmak üzere, son yıllarda ortaya çıkan en bulaşıcı virüsler zoonotik yani hayvanlardan insanlara yayılma özelliği taşıyor. (Bazı durumlarda, virüsler önce çiftlik hayvanlarına daha sonra da insanlara bulaşıyor.) 
 
Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu (IPBES)’in yakın tarihli bir raporu, COVID-19'un ortaya çıkışının "tamamen insan faaliyetleri kaynaklı" olduğunu açıklayarak, memelilerde ve kuşlarda potansiyel olarak yüz binlerce başka virüs olduğu konusunda bizleri uyarıyor. 
 
Sağlık sistemlerinin yetersiz olması araştırmada ikinci bir risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor. Walsh, "Eğer yeni ortaya çıkacak virüs, insandan insana bulaşabiliyorsa sağlık hizmetlerine erişimin iyi olmadığı ve hastalık gözetim sistemlerinin güçlü olmadığı bölgelerde virüsün erken tespit edilememe olasılığı daha yüksek." diye belirtiyor.
 
Üçüncü risk faktörü olarak, havalimanları aracılığıyla küresel olarak birbirlerine bağlı olan şehirlerin, yeni bir pandemi başlatma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor.
 
Bu risk faktörleri doğrultusunda çalışma, Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinin hem insanlar ve hayvanlar arasındaki yüksek temas hem de yetersiz sağlık sistemi gibi diğer faktörler nedeniyle yüksek risk altında olduğunu ortaya çıkartıyor.  Özellikle Mumbai (Hindistan) ve Chengdu (Çin) gibi şehirler seyahat merkezleri olmalarından da dolayı büyük risk altında görülüyor. 
 
Hükümetler araştırma çıktıları doğrultusunda habitatı koruyarak hem insanlar için sağlık altyapısını hem de çiftlik hayvanları için veteriner hizmetlerini iyileştirerek, patojenleri sistematik olarak izleyebilen daha verimli hastalık takip sistemleri geliştirebilir ve yüksek risk altındaki şehirlerdeki açıkları kapatmaya başlayabilir. Walsh ayrıca toplumların insanlar ve yaban hayatı arasındaki teması mümkün olduğunca en aza indirmenin yollarını düşünmeleri gerektiğini ve bunun da ormanlardan sorumlu yönetim birimleri gibi kurumlarla birlikte alan paylaşımını azaltmanın yollarını düşünmek anlamına geldiğini belirtiyor. 
 
Gündelik hayatı derinden sarsma potansiyeli olan ve bir sonraki pandemiyi tetikleyebilecek virüsün nerede ortaya çıkacağı kesin olarak bilinmese de bilim insanları tarafından altı çizilen risk faktörlerine dikkat edilerek gerekli önlemlerin alınması yaşanacak büyük bir felaketi önleyebilir gibi gözüküyor.
 

SHARE: