Menu

WE TALK

26 January

Dünyanın en büyük yatırım şirketinden topluma katkı çağrısı

Altı trilyon dolarlık mal varlığını yöneten, dünyanın en büyük yatırım şirketi BlackRock CEO’su Larry Fink, geçtiğimiz hafta şirketin kuruluşunun 30. yılında CEO’lara özel bir mektup yayımladı. Fink, mektubunda CEO’ları topluma katkı sağlamaya çağırırken bunu yapmayan şirketlerin de desteklerini kaybetmeyi göze alması gerektiğini belirtti. Şirketlerin tutumlarını şekillendirebilen, böylesinde etkili bir kurumun tepesinden bu açıklamanın gelmesi ve bu söylemin gerçekten eyleme dönüşmesiyle iş dünyasında yeni bir dönem başlayabilir.

Geçtiğimiz hafta Forbes’ta yayımlanan, B Lab kurucularından Jay Coen Gilbert tarafından kaleme alınan yazıda, BlackRock ile en büyük ve en prestijli uluslararası hukuk şirketlerinden Cleary Gottlieb’in kurumsal yönetim ile ilgili bazı söylemleri tartışılıyor. Toplumu ve özel sektörü etkileyecek güce sahip bu şirketlerin söylemlerinin önemini, New York Times köşe yazarı Andrew Ross Sorkin ise “Bu kapitalizmin doğası hakkında her türlü soruyu gündeme getiren bir dönüm noktası olabilir” sözleriyle vurguluyor.
BlackRock, CEO’sunun yayımladığı mektup aracılığıyla, şirketlere topluma sağladıkları katkıyı göstermek durumunda olduklarını, bunu yapmadıkları takdirde bu şirketlere olan desteğini keseceği mesajını veriyor. Fink mektubunda, toplumun kamu şirketleri ve özel şirketlerden sosyal bir amaca hizmet etmelerini beklediğini, zamanla refah düzeyini yükseltmek için her şirketin sadece iyi ekonomik performans kaygısı değil, pozitif toplumsal katkı kaygısı da gütmesi gerektiğini belirtiyor. Fink, şirketlerin hissedarlar, çalışanlar, müşteriler ve faaliyet gösterdiği yerdeki topluluklar dahil tüm paydaşları için fayda sağlaması gerektiğini vurguluyor.

Cleary Gottlieb ise, 8 Ocak’ta yayımladığı bülteninde, büyük kurumsal yatırımcıların yönetimin uzun vadeye odaklanmasını istemesiyle yatırımcıların eylemleri arasında tutarlılık olmamasını “saçmalık” olarak nitelendiriyor. İlgili yazıda, uzun vadeye odaklanmayı amaçlayan emeklilik ve pasif strateji fonlarının kurumsal yönetim hükümleri ile çeliştiği de vurgulanıyor. Bu hükümler, yönetim kurulları ve üst yönetimlere uzun vadede oyunda kalacakları alan sağlayabilir.

Genele bakıldığında, kurumsal yatırımcıların halka açık şirketler için halihazırda sosyal fayda sağlayan kurumsal yapıyı (benefit corporation structure) yavaş yavaş benimsedikleri görülüyor. Örneğin Laureate Education, bu yapıdan yararlanarak 2017 İlk Halka Arz’ında (IPO) 490 milyon dolar topladı. Brezilya Borsası’nda işlem gören bir şirket ve B Corp olan Natura, yönetim belgelerinde değişikliğe gitti ve ana merkezi Birleşik Krallık’ta bulunan The Body Shop’u 1 milyar dolara satın aldı. French Fortune 500’de yer alan gıda şirketi Danone’nin CEO’su ise 2017 hissedarlar toplantısında B Corp sertifikası edinmek istediklerini söyledi. Dünya için en iyisini yapmayı hedefleyen, topluma ve çevreye karşı sorumlu iş modelleri benimseyen şirketleri kapsayan liderlik hareketi olan B Corp, şirketlere iş dünyasının gücünü iyi bir dünya için kullanma adına önemli fırsatlar sağlıyor.

Kurumsal yatırımcılar, yönetim kurullarının yönetim yapısını istedikleri süreç ve sonuçlar doğrultusunda düzenlemelerine yardımcı olabilirler. “Oyunun kuralları” değişmedikçe, sonuçların da değişmeyeceği aşikâr.

SHARE: