Menu

WE TALK

28 September

Türkiye İnsani Gelişim Endeksi’nde 64. sırada

Toplumların refahına ilişkin göstergelerin öne çıktığı İnsani Gelişim Endeksi ve Göstergeleri Raporu’nda ülkeler, insani gelişme kalitesi, yaşam boyu toplumsal cinsiyet eşitliği, kadının güçlenmesi, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik gibi konularda performanslarına göre sıralanıyorlar. İnsani Gelişme Raporu’nda bu yıl öne çıkanlar şu şekilde:

• Bu yıl 189 ülke endeks kapsamına alındı. Ülkeler sağlık, eğitim ve gelir olmak üzere farklı kriterlerde kaydettikleri ilerlemeye göre sıralandılar.

• Raporda, 1990-2017 döneminde endekste oluşan değişiklikler vurgulanıyor. Hangi ülkelerin insani gelişmede daha fazla ilerleme kaydettiği, hangilerinin sorun yaşadığı gibi bulgular değerlendiriliyor.

• 151 ülke için hesaplanan Eşitsizliğe Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi kendi nüfusu içinde sağlık, eğitim ve gelir dağılımı bakımından en çok ve en az eşitsizlik içeren ülkeleri ortaya koyuyor.

• 164 ülkede erkekler ve kadınlar arasında insani gelişme farkını ortaya koyan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi ise, 160 ülkede sağlık, refah ve ekonomik statü bakımından toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikleri ortaya koyuyor.

• Yeni eklenen beş istatistik gösterge panosu ise, İnsani gelişme kalitesi, Yaşam boyu toplumsal cinsiyet ayrımı, Kadının güçlenmesi, Çevresel sürdürülebilirlik ve sosyo-ekonomik sürdürülebilirlik olarak karşımıza çıkıyor.

2018 yılında Norveç, İsviçre, Avustralya, İrlanda ve Almanya en son İnsani Gelişme Endeksi'nde 189 ülke arasında lider ülkeler konumundayken, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan, Çad ve Burundi en düşük puanlara sahip ülkeler olarak yer alıyor.

Raporda Türkiye’ye dair öne çıkan istatistiklere baktığımızda, Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliği alanında 2017 endeksinde 160 ülke arasında 69. sırada yer alıyor. Türkiye'de kadınların işgücü piyasasına katılım oranı %32 iken, erkeklerde %72 düzeyinde seyrediyor. Parlamentodaki kadın milletvekili oranı ise %15. Yetişkin erkeklerin en az orta öğrenim görmüş olma oranı %66 iken yetişkin kadınlar arasında bu oran %44 olarak ortaya çıkıyor. Bir toplumda ekonomik üretkenliği ve dinamizmi etkileyen en önemli faktörlerden biri de işgücüne katılım oranıdır. Yapılan araştırmalar özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınların iş gücüne katılımı, yaş ve eğitim durumları göz önünde bulundurularak beklenen seviyelere yükseltilebilirse, hane halkı gelirlerinin %25 oranında artabileceğini gösteriyor. Bu anlamda Türkiye’deki işgücü piyasasına katılım oranındaki düşüklük ülke olarak ekonomik anlamda da önemli bir potansiyeli değerlendiremediğimizi gösteriyor.

İnsani Gelişme Endeksi (İGE) ve diğer endekslere göre temel bölgesel gelişme eğilimleri:

Arap Devletleri: Bölgede 1990 yılından beri İGE değerinde %26’lık bir artış gözlemlendi. Arap ülkeleri eşitsizlikler konusuna genel İGE değerinin %25’ini kaybetti.
Doğu Asya ve Pasifik: Bölge, 1990 ve 2017 yılları arasında İGE'de  %42 oranıyla ikinci en yüksek büyümeyi kaydetti. Ancak, eşitsizlik baz alındığında, İGE'de %16 oranında bir kayıp yaşandı.
Avrupa ve Orta Asya: Bölge, gelişmekte olan bölgeler arasında en yüksek değer olan 0.771'lik bir ortalama İGE değerine sahip. Aynı zamanda, OECD ülkelerinde görülen orana (%12) benzer şekilde, %12’lik bir eşitsizlik oranıyla İGE 'deki en düşük toplam kaybın görüldüğü bölge.
Latin Amerika ve Karayipler: Latin Amerika ve Karayipler, Avrupa ve Orta Asya’dan sonra ikinci en yüksek puana sahip bölgeler. Ancak, eşitsizlik baz alındığında, bölgedeki İGE düşüşü, özellikle gelirdeki eşitsiz dağılım nedeniyle %20 olarak karşımıza çıkıyor.
Güney Asya: Güney Asya, gelişmekte olan bölgeler arasında 1990'dan bu yana %45’lik bir artışla en hızlı İGE büyümesini yaşayan bölge. Bu süre boyunca, yaşam beklentisi ve çocukların eğitim beklentileri %21 oranında artış göstermiş. İGE' deki eşitsizlikler nedeniyle kayıp ise yaklaşık %26 oranında.

 

SHARE: