Menu TR

WE TALK

13 September

Yenilenebilir enerji kullanımı artıyor!

Dünya Bankası, 7. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefinin Takip Edilmesi: Enerji İlerleme Raporu 2018’de, dünya genelinde enerji yoğunluğuyla ilgili verileri ve yenilenebilir enerji konusundaki gelişmeleri paylaşıyor. 2015 yılı itibarıyla, dünya genelinde toplam enerji tüketiminin %17,5'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Bu oranın %9,6'sı biyoenerji, jeotermal, hidroelektrik, güneş ve rüzgar enerjilerinden oluşuyor. Geriye kalanını ise biyo-kütlenin odun kömürü ve mangal kömürü gibi geleneksel kullanımlar oluşturuyor. Mevcut politikalara dayanarak, kullanılan yenilenebilir enerji oranının 2030 yılına kadar %21 seviyesine, modern yenilenebilir enerji oranının ise %15'e yükseltilmesi bekleniyor. Ancak bu artış bile 7. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi olan Erişilebilir ve Temiz Enerjiyi gerçekleştirmek için yeterli olmayacak. Gelişmekte olan ülkelerdeki toplam enerji kullanımının devam eden hızlı büyümesi, yenilenebilir enerjiye önemli yatırımlar yapılsa bile enerji kullanımlarında yenilenebilir enerjinin payının artmasını zorlaştırıyor.

Azalan maliyetler ve destekleyici politikalar, güneş ve rüzgar enerjisinin geleneksel enerji kaynaklarıyla rekabet etmesine olanak sağladı. Böylece, yenilenebilir elektrik kaynaklarının payı, 2015 yılında hızlı bir şekilde %22,8'e yükseldi. Ancak, elektrik o yılki toplam enerji tüketiminin %20'sini oluşturduğu için, küresel hedefe ulaşmada önemli rolleri olan ulaşım ve ısıtma-soğutma alanlarında da yenilenebilir enerjinin kullanımı ihtiyacı bulunuyor.

Isıtma-soğutma ve ulaşım sektörlerinde yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, bu sektörlerde enerji seçiminin son tüketiciye bağlı olmasına bağlı olduğu için burada dönüşüm yaratmak zorlayıcı oluyor. Bu sektörlerde farklılık yaratmak için biyo-kütle, jeotermal veya güneş enerjisine dayanan bölgesel enerji sistemlerinin daha fazla benimsenmesi gerekiyor. Örneğin elektrik sektöründeki karbon oranın azalması, elektrik kullanımını arttırabilir.

Global enerji yoğunluğu 2015 yılında, 2010 yılından bu yana en hızlı düşüş olan, %2,8'lik bir hızla düştü. Ancak, bu ilerleme 7. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nin 2030 yılına kadar enerji verimliliğinde küresel iyileşme oranını ikiye katlamada yeterli değil.

Büyüme ve enerji kullanımının ayrıştığına (decouple) dair veriler sunan araştırmaların sayısı giderek artıyor. Bu, büyümenin, salımları arttırmadan da mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Küresel gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) 2010-2015 yıllarında birincil enerji arzının yaklaşık iki katı kadar büyüdü. Nitekim, ekonomik büyüme tüm bölgelerde, Batı Asya ve tüm gelir gruplarında enerji kullanımındaki artışı geride bıraktı. En büyük enerji tüketen sektör olan endüstriyel enerji yoğunluğundaki iyileşme, 2010 yılından bu yana yıllık %2,7 oranında oldu. Ancak, ilerleme başka sektörlerde bu oranlarda değil. Yüksek gelirli ülkelerde en çok enerji tüketen sektör olan ulaşımda verimliliğin sağlanması gerekiyor.

Raporda ülkelerin performansına dair öne çıkanlarsa şunlar;
 - Dünyanın en büyük enerji üretici yirmi ülkesinin performansı 7. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine ulaşmak için kritik öneme sahip.
 - Japonya ve ABD’nin de dahil olduğu en çok enerji üreten altı ülke, enerji kullanımında bir zirveye ulaştı: yıllık enerji taleplerini azaltırken GSYİH büyümeye devam etti.
 - Gelişmekte olan, büyük enerji tüketen ekonomiler arasında Çin ve Endonezya, yıllık %3'ün üzerinde bir artışla ön plana çıktı; Brezilya ve İran ise enerji yoğunluğunda artış gördü.
 - Halen ilerlemeye ihtiyaç olmasına rağmen, birçok ülkede kanıtlanmış enerji verimliliği politikaları sistematik olarak benimseniyor.

Şimdiye kadar yenilenebilir enerji kullanımında elde edilen istikrarlı ilerlemedeki gelişmeler, politikada daha fazla taahhüdünü ve bu alana daha fazla yatırım yapılarak, yeni teknolojilerin kullanımlarının yaygınlaştırılması gerekiyor.

SHARE: