Menu TR

S360Mag

26 January

Küresel Riskler Raporu 2018

Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum – WEF), 2018 Küresel Riskler Raporu’nu (The Global Risks Report) yayımladı. Raporda küresel düzeni etkileyebilecek riskler çevre, siber güvenlik, ekonomi ve jeopolitik gibi belirli kategoriler altında inceleniyor. Raporun özünü oluşturan ve her yıl tekrarlanan Küresel Risk Algılama Anketi (Global Risks Perception Survey - GRPS) bu yıl 1.000 katılımcıya risk trendleri hakkında sorular yöneltilmesiyle gerçekleştirildi.

Ankete göre çevresel riskler son yıllarda oldukça önem kazanıyor. Çevre kategorisinde yer alan aşırı hava olayları, doğal afetler, küresel ısınmanın hafifletilmesi ve adaptasyonunda başarısızlık, biyolojik çeşitliliğin kaybedilmesi ve ekosistemlerin çöküşü ve insanın yol açtığı çevresel felaketler şeklinde ifade edilen beş riskin tamamı, önümüzdeki 10 yıl için hem olasılık hem de etki bakımından ortalamanın üzerinde kalarak tüm riskler arasında ön plana çıktı. Bu sonuçta, yıl boyu meydana gelen yıkıcı kasırgaların, aşırı sıcaklıkların ve dört yıllık bir aranın ardından tekrar yükselişe geçen CO2 salımının etkili olduğunu belirtmek gerekiyor. Çevresel tarafta meydana gelen gelişmelerse şu şekilde; biyolojik çeşitlilik kitlesel yok oluş noktasında, tarımsal sistemler bozulma ile karşı karşıya, hava ve deniz kirliliği ise insan sağlığını tehdit eden bir seviyeye gelmiş durumda. Küresel ısınma ve çevre tahribatı ile mücadele uzun dönemli ve uluslararası iş birliği gerektiriyor ancak küreselleşme karşıtı eğilimler bu işbirliğini zora sokuyor.

Siber güvenlik ile ilgili riskler de sıklık ve yıkıcılık potansiyeli bakımından artmaya devam ediyor. Şirketlere yönelik saldırılar son beş yılda iki katına çıktı ve bir zamanların olağan dışı olarak görülen olayları sıradan bir hal aldı. Siber saldırıların yol açtığı finansal kayıplar da gittikçe artıyor. 2017’de en büyük zarara yol açan saldırılar içinde fidye yazılımlar dikkat çekiyor ve bunlar içinde 150 ülkede 300.000 bilgisayarı etkileyen WannaCry saldırısı ile etkilenen şirketlere 300 milyon Dolar kaybettiren NotPetya’nın öne çıktığı görülüyor. Büyüyen bir diğer risk ise siber saldırıların kritik önemdeki altyapı sistemlerini ve sanayi sektörlerini hedef alabilecek olması. En kötü senaryolarda toplumu işler kılan sistemlerin çöküşüne kadar gidebilecek ihtimaller söz konusu.

Ekonomik göstergeler, on yıl önce ortaya çıkan ekonomik krizin ardından dünyanın ekonomik anlamdan nihayet toparlandığına işaret ediyor. Fakat bu görece olumlu olarak görünen tablo aslında krizin altında yatan ve hala devam eden nedenleri gizliyor. Dünyada süregelen kimi kırılganlıklara yeni tehditlerin de eklendiğini söylemek gerekiyor. Aşina olduğumuz riskler içinde balon seviyesine ulaşan varlık fiyatları, özellikle Çin’de olmak üzere yükselen borçluluk ve küresel finansal sistemde devam eden tedirginlik gösterilebilir. Yeni tehditler içindeyse yeni bir kriz çıkması halinde politika üretebilme kapasitesinin sınırlı olması, ekonomik sistemlerde yoğunlaşan dijitalleşme ve otomasyonun denge bozulmaları yaratması ve milliyetçi ve popülist politikaların yükselmesiyle korumacı ve içe kapanmacı ekonomi yaklaşımlarının güçlenmesinden bahsedilebilir.

Raporda dünyanın yeni ve endişe verici bir jeopolitik yapıya geçtiği belirtiliyor. Gücü ve meşruiyeti devletin tekelinde toplamak birçok ülke için çekici bir strateji haline geldi. Dünyanın başlıca güçlerini birbirlerine yakınlaştıracak kurumlara dair işaretlerse zayıf. Bu durum yeni belirsizlik ve riskleri açığa çıkarıyor: askeri gerilimler, ekonomik ve siyasi çalkantılar ve ülkelerin iç politikaları ile küresel gelişmelerin birbirini besleyen şekilde giderek istikrarsızlaşması. Uluslararası ilişkilerdeki değişimler hızlanıyor; bunlar arasında konvansiyonel askeri güçlenme, sert ve yumuşak gücün yeni siber kaynaklar bulması, ticaret ve yatırım bağlantılarının yeniden şekillenmesi, vekalet savaşları, değişen ittifak dinamikleri ve küresel müşterekler üzerinden doğabilecek gerilimlerden bahsedilebilir.

Bu yılın raporunda yeni olarak Gelecek Şokları, Geriye Bakış ve Risklerin Yeniden Değerlendirmesi gibi başlıklar yer alıyor. Gelecek Şokları, rahat olma durumuna uyarı olarak tanımlanıyor. Bugünün dünyasında sistemler iç içe geçmiş olduğundan, bir sistemin çöküşü tüm diğer sistemleri sarsacak ve hatta çökertecek bir gelişme olarak okunabilir. Bu başlıkta demokrasilerin çöküşü ve şiddetli siber saldırılar gibi 10 farklı senaryo ele alınıyor. Geriye Bakış başlığında, önceki yılların raporlarında yer alan risklerin evrimi ve bu risklere küresel seviyede verilen cevaplar inceleniyor. Başlıkta odaklanılanlar içerisinde antimikrobiyal direnç, genç işsizliği ve “sahte haberler” olarak da ifade edilebilecek “dijital yangın” başlıkları bulunuyor. Risklerin Yeniden Değerlendirmesi başlığında ise seçilmiş risk uzmanlarının iş dünyası, hükümet ve sivil toplumdan karar vericilerin uygulamalarına dair değerlendirmelerine yer veriliyor.

Raporun detaylarını buradan inceleyebilir, interaktif risk haritalarına ise bu bağlantıdan erişebilirsiniz.

SHARE: